Hacettepe Üniversitesi (Beslenme ve Diyetetik)

Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü öğrencisiyim.

Açıkçası lise 4’e kadar diyetisyen olmak gibi bir fikrim yoktu. Tıp istiyordum(!) Tercih dönemi geldiğinde bir üniversitenin tıp bölümünü gezdim ve ben burada yapamam dedim. Tercih listeme yazmadım gelme ihtimaline karşı. Bu arada diyetisyen mesleğini ve bu mesleğin bir bayan için ne kadar uygun olduğunu öğrendim ve araştırmaya başladım. Bu bölüm ilk olarak Hacettepede kurulmuş. Temeli sağlam bir okul. Çok şükür şimdi bu okuldayım. Sizlere bölümün ve okulun imkanlarından iyi kötü yönlerinden bahsedeyim:

Öncelikle ‘Diyetisyen’ kelimesi size ne çağrıştırıyor? Durun tahmin edeyim: Zayıflatmak

Evet doğru yanlış değil. Ama eksik. Yoldan geçen bir insanı durdurup bu soruyu sorsak aynı cevabı verir (sadece hasta olup işi düşmeyenler dışında tabii).

Diyetisyenliğin sadece şişmanları zayıflatmak, zayıfları da kilo aldırmak olmadığını bende bu bölüme başlayınca öğrendim. Meğer ne hastalıklarla uğraşıyormuş insanlar. En basit herkesin bildiği diyabet bile meğer ne kadar önemli bir hastalıkmış.

İşte bu bölümde yavaş yavaş besinleri tanıyarak 3. Sınıfa kadar geldim. Artık hastalıkları ve diyet tedavilerini öğreniyoruz. Diyetler yazıyoruz. Diyetisyen olmanın farkına 3. Sınıfta varıyorsun.

Öncelikle 1. Sınıftan beri hocalarımızın söylediği cümle şu “Hacettepeli olmak ayrıcalıktır.’’

Diğer okullarda aynı bölümü okuyan arkadaşlarımla gördüklerimizi karşılaştırıyoruz. Bizim gördüklerimizin yarısı yoğunlukta diyebilirim. Arada böyle bir fark varken de zorluk açısından insan endişe duyuyor haliyle. Hacettepe yoğun ve zor bir okul. Devamsızlık çok önemli, 1 ve 2. Sınıfta her hafta quizler oluyor. Ödevler oluyor. 3. sınıfta da devam ediyor bu ödevler. Ama ayrıcalığını daha mezun olmadan da gösteriyor Hacettepe. Nerde mi ?

-Mesela bir ortamda herkes Hacettepenin farklı olduğunu biliyor ve sana güveniyor.

-Staj için yer ararken Hacettepe deyince daha olurlu yaklaşılıyor.

-Her meslekte olduğu gibi bizim mesleğimizde de devlete atanmak gibi bir problem var. Her yıl farklı üniversitelerde bu bölüm açılıyor ve binlerce mezun çıkıyor. Bir hastanede en fazla kaç diyetisyen olabilir ki? Onun için bizim talihimiz de özelden yana dönüyor işin doğrusu. Eğitim iyi olduğu için tabii öncelikli oluyorsun diye düşünüyorum.

Bizim okulun bir kötü yanı da şu ki diğer üniversitelerdeki arkadaşlar KPSS-YÖKDİL-ALES gibi sınavlara hazırlanma vakti bulurken biz yoğun derler ödevler derken başımızı kaldıramıyoruz.Yani çok rahat okuyup bu rahatlıkta ders çalışıp devlete atanan ve aynı yıl mezun olmuş atanamamış işsiz Hacettepeli de yok değil. Bu biraz üzüyor. Devlette yaklaşık 3890 tl gibi bir maaş verilirken özelde asgari ücretle çalıştırılabiliyor. Yani iş konusunda çok kaygınız ve para konusunda gözünüz yükseklerdeyse bir kez daha düşünün bence Özellikle de erkekler.

Erkekler demişken sınıfta 5-10 erkek var. 110-120 kadar da kız var. Genelde tüm üniversitelerde böyle oluyormuş. Bence haklılarda. İçerik olarak bayanlara daha uygun bir meslek bence.

Hocalarımız gerçekten çok donanımlı ve çok saygın insanlar.Bizim iyi bir eğitim almamız için çok uğraşıyorlar.Ama ben duyuyorum bazı üniversitelerde öğrenciler hocalarıyla muhabbet edip bir şeyler yapıyormuş.Bu bence bizim okul haricidir diye düşünüyorum. Hocalarımız çok yoğun ve bir koşuşturmaca içindeler.Açıkçası bir soru sormakta bile bazen çekindiğim zamanlar olabiliyor.

  1. sınıfta besinleri makro ve mikro besin ögelerini beslenmenin hayatımızdaki yerini tanıyıp öğrendik.
  2. sınıfta daha ayrıntılı olarak besinlerin kimyasını biyokimyasını öğrendik.
  3. sınıfta da bu besin ögelerini kullanarak diyetler yazmayı öğreniyoruz. Eğer tüm zorunlu derslerimizden geçersek bu senenin yazında staja başlıyoruz.
  4. sınıf ise tamamen staj ve tez çalışmalarıyla geçiyor.

Staj için tüm derslerimizden geçersek dedim yukarda. Gelin burayı biraz açalım:

Bizim okulda dersler dönemlik.Yani örnek veriyorum BES1 kodlu ders 1. dönem , BES2 kodlu ders 2. dönem açılıyor ve eğer birinci dönem BES1 kodlu dersi finalde geçemediysen ortalama falan önemli değil direkt kalıyorsun.Nasıl mı? Hemen anlatıyorum:

Bes 1 kodlu dersi alamayınca ikinci dönem Bes2 kodlu ders sana açılmıyor. Çünkü o dersin ön koşulu bir önceki versiyonunu geçmiş olman. Alttan alamıyorsun. İkinci dönem derse giremiyorsun.Bir sonraki seneyi bekliyorsun.Birinci dönem tekrar o dersi alıyorsun. Bu diğer sınıflar için de geçerli. 3. sınıfta tüm zorunlu dersleri geçmen gerekiyor. Sadece bölümün en önemli dersi olmasına gerek yok. Size saçma gelen bir dersten kalsanız bile o yaz stajını alamıyorsunuz ve 4. Sınıfa başlayamıyorsunuz. Bütünleme yok mu derseniz yok. Yaz okulu da yok.

Okulda yemek bursu için bir dilekçe yazıyorsun. Çoğunlukla çıkıyor diye biliyorum.Bunu da yeni gelenler genelde bilmez. Ben şans eseri öğrenmiştim 1. sınıfta burs almaya başladım okuldan. Her gün bir öğün yemek hakkınız oluyor.

Okulun kendi yurdu var. Yemekhanesi yok. Okuldaki yemekhane kullanılıyor. Onun için de burs başvurusu yapılabiliyormuş. Okulun öğrenci evleri de var. İsteyen ordalarda da kalabiliyor.

Hacettepeye gelirken “ben bir üniversiteye kapak atayım nasılsa biter” düşüncesindeyseniz sakın gelmeyin! BİTMEZ.

Hakkınızda hayırlısı olsun…